Fahrelnissa Zeid: İç Dünyaların Ressamı

Geçmişten Biri (Otoportre) – 1980

Fahrelnissa Zeid ile tiyatrocu Şirin Devrim’in anı kitabı Şirin’de tanıştım. Türkiye’nin ilk kadın sanatçılarında biri olan Zeid tüm dikkatleri üstüne çeken bir figürdü. Halikarnas Balıkçısı’nın kız kardeşi ve Türkiye’nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral’ın teyzesiydi. Irak Kralı 1. Faysal’ın kardeşi Emir Zeid’in eşiydi. Paris ve İngiltere gibi yerlerde çeşitli sergiler açmış dışavurumcu bir sanatçıydı. İnanılmaz şeyler başarmış, sanat tarihimizin en önemli sanatçılarından biri haline gelmişti. Buna rağmen tam bir muammaydı. Fahrelnissa Zeid nasıl bir insandı? Nasıl bir sanatçıydı? Zamanın batılı eleştirmenlerin dediği gibi oryantal bir sanatçı mıydı yoksa bir zamanlar ait olduğu d Grubu’nın sanat anlayışına mı sadıktı? Fahrelnissa hakkında yazılan gerçekten objektif ve somut bir şey olmadığından bu soruların cevabını bilmek imkansızdı.

Derken İngiltere’deki Tate Modern’de bir Fahrelnissa Zeid retrospektifi gerçekleşti ve Dirimart sergi sona erdikten sonra onu İstanbul’a getirdi. Bununla da kalmadı, Fahrelnissa Zeid hakkındaki şu ana kadarki en dolu ve objektif kaynak olan Fahrelnissa Zeid: İç Dünyaların Ressamı sanat kitabının yazarı Adila Laidi-Hanieh’i sergi açılışına davet etti. Açılıştan önce Laidi-Hanieh hem kitabı hakkında hem de sanatçı hakkında minik bir konuşma yaparak sanatçıyı, sevenleriyle gerçek anlamda buluşturdu. Zeid’in büyüleyici eserlerine refakat eden kitabı sanat tarihimizin en gizemli sanatçılarından birine ışık tutuyordu.

Fahrelnissa Zeid Kimdi?

Fahrelnissa Zeid sanatla içli dışlı olan bir ailenin çocuğuydu. Osmanlı İmparatorluğu’nun son demlerinde doğan Zeid sanat eğitimine İstanbul’da başladı. On sekiz yaşında evlendiyse de cumhuriyetin kuruluşunu takiben ilk eşinden boşandı. Kısa süre sonra Irak Kralı 1. Faysal’ın kardeşi Emir Zeid ile evlendi. Zeid kendisini bir süre bir diplomat eşi olmaya adadı. Ancak bu dönemde baş gösteren psikolojik problemleri onu tuvallerine, boyalarına ve fırçalarına attı.

İç Dünyaların Ressamı kitabın anlattığına göre resim yapmaya dört yaşında başlamıştı. Ancak sanatçı olmaya karar vermesi yıllarını aldı. Bu kararının arkasında her şeyden çok akıl sağlığı vardı. Zeid ömrü boyunca ağır depresyonla boğuşan bir kadındı. Sanatoryum üstüne sanatoryumda yattı, çeşitli doktorlardan tedavi gördü. Onu kurtaran kendini dev tablolarına, renklerin büyüsüne vermek oldu.

Atomun ve Nebati Hayatın Parçalanışı – 1950/1

Zeid İstanbul’da d Grubu’nun sergilerine katıldığı gibi bir süre sonra Londra, Paris gibi şehirlerde de sergiler açmaya koyuldu. İsmi kısa sürede yayıldı. Çağdaş Sanatın öncü kişiliklerinden biri haline dönüştü. Ne var ki sanat kariyerine ailevi bir trajedi sebebiyle ara vermesi gerekti. Bu ailevi trajedi elbette ki eşi Irak kraliyet ailesinin bir sürü ferdinin 1958’de gerçekleşen meçhul devrimle katledilmesiydi. Fahrelnissa ile Emir Zeid’in de hayatlarından olmamalarının tek sebebi Fahrelnissa’nın o yazı İtalya’da geçirmek için ısrar etmiş olmasıydı.

Aile akrabalarının böyle korkunç bir şekilde öldürülmeleri Zeid’i derinden etkiledi Bir süre eşine destek olmak için sanat dünyasından elini, ayağını çekti. Lakin içinde kopan fırtınalar onu eninde sonundan yeniden çalışmaya başlamak zorunda bıraktı. Trajediden Sonra gibi çarpıcı eserleri bu şekilde doğdu.

Fahrelnissa’nın Sanatı

İç Dünyaların Ressamı Zeid’in ne kadar ilginç bir hayatı olduğunu gösterdiği gibi yaşadıklarının ve ruhsal dünyasının sanatını ne kadar etkilediğini de ortaya koyuyor. Bu arada da Zeid’in soyut, dışavurumcu sanata yönelmiş olmasını İslam’da insan tasvirinin yapılmamasıyla ilişkilendirip onu oryantalist bir sanatçı olarak etiketleyen zamanın batılı sanatçı ve galericilerinin ne kadar yanıldıklarını da ortaya koyuyor.

Zeid günümüzde devasa, dışavurumcu çalışmalarıyla bilinir. Fakat Laidi-Hanieh kitabında aslında onun sanata tam olarak böyle başlamadığını, daha ziyade kariyerinin ortasında ani bir U-dönüşü yaparak soyut sanatı benimsediğini gösteriyor. Bunu neden yaptığıysa tam olarak bilinmiyor. Zira Zeid yazarın incelediği, detaylı olarak tuttuğu günlüklerinde dahi bu duruma bir açıklama getirmiyor. Ancak hiç değilse bu günlükler Zeid’in hangi kitaplardan, eserlerden, sanatçı ve düşünürlerden ilham aldığını ortaya koyuyor: Carl Jung ve Vasili Kandinski, Emile Zola ve Victor Hugo, Octave Feulliet ve André Theuriet, Nouvelle Ecole de Paris, d Grubu sanatçıları…

Üç Yaşama Biçmi (Harp) – 1943

İç Dünyaların Ressamı

Fahrelnissa Zeid birçok açıdan aslında hâlâ son derece enigmatik bir sanatçı. Ancak İç Dünyaların Ressamı sayesinde artık sanatını bir nebze daha iyi anlayabildiğimiz bir sanatçı. Zira Zeid’i gençliğinde tanımış olan Laidi-Hanieh’in bu eseri geçmişin ön yargılarından olabildiğince arınmış bir şekilde karşımıza çıkarıyor sanatçıyı. Dünyanın dört bir yanında solukları kesen, Tate ve Dirimart’taki ziyaretçilerini şaşkınlığa düşüren eserlerini birazcık daha iyi kavrayabilmemizi sağlıyor. Elbette hiçbir biyografi ve anı kitabı ele aldığı insanı her yönüyle tanımamızı sağlayamaz. Ancak bu kitap hiç değilse “sanatçı olma yolunda kadın, eş ve anne olarak [bütün vazifelerinden] ari olmak isteyen” bir sanatçıyı tüm sarihliğiyle karşımıza çıkarmayı bunca yıl sonra başarıyor.

 

 

 

Tags from the story
, , ,
More from Zeynep Sen

Her Kadının Okuması Gereken 10 Kitap

Belki fark etmişsinizdir; #MeToo hareketinin çıkmasıyla kitapların üstünde eğildikleri birincil konulardan biri...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir