Zel Zele: Sınır Tanımayan Müzik

Zel Zele DJ ikili Debora İpekel & Ece Düzgit’in kurduğu müzikte sınır tanımayan, hatta sınırları yıkmayı hedefleyen yepyeni bir plak şirketi. Açılışını Ümit Aksu Orkestrası’nın 1975 caz-funk şaheseri Bermuda Şeytan Üçgeni ile yapan ve yoluna Baba Zula’nın kurucusu Murat Ertel ile söz yazarı ve müzisyen eşi Esma Ertel’in Mavi Güneş 69 grubuyla devam eden Zel Zele ile evrim geçiren müzik dünyası ve müzikle, edebiyatın bağı üstüne sohbet ediyoruz.

Zel Zele yeni kurduğunuz bir plak şirketi. Öncelikle bu şirketi kurmaya nasıl karar verdiniz? Neden bir “plak” şirketi?

Debora: Ece ile uzun süredir birlikte müzik dünyasındayız. Ben Sounds of The Universe plak dükkânında, o Love Vinyl’da çalışıyoruz. Aklımıza ilk 1960, 70 ve 80’li yıllarda çıkmış değerli eserleri daha erişilebilir hale getirme fikri geldi. Sonra etrafımızdaki yetenekli müzisyen ve prodüktör arkadaşlarımızın kayıtlarını Zel Zele etiketi ile çıkarıp günümüz sanatçılarını desteklemek istedik.

Ece: Plaklar bir duyusal şölen, kulağınızın müziği en net ve derin algıladığı müzik formatı. Aynı zamanda elinizde de tutabildiğimiz müthiş estetik sanat eserleri. Bazen kişisel, bazen evrensel, kimi zaman politik, kimi zaman deneysel hikayelerle dolu bir dünya. Sonu yok! Debora ile 5 yılı aşan bir müzikal paylaşımımız var. Plakçılarda çalışmak, DJ’lik, konserler, radyo programları derken kendimizi bu dünyanın içerisinde bulduk ve zamanla bütün birikimlerimizi bir çatı altında toplamak ve geliştirmek fikri doğdu.

Zelzele adı üstünde dünyayı sarsan bir olgu, sınır tanımayan bir sarsıntı. Peki O halde “Zel Zele” ile başarmak istediğiniz nedir? Zel Zele’nin felsefesi ne?

Debora:  Zel Zele ile amacımız yer ve zaman kavramlarına bağlı kalmadan, bize heyecan veren, özgün ve bağımsız müzisyenler ile çalışmak.

Ece: Sınır tanımayan bir sarsıntı; Başarmak istediğimiz de tam olarak bu aslında. Öyle bir titreşim yaratsın ki sınır, dil, tur ayrımlarını ortadan kaldırıp dinleyenleri sadece müziğin gücü birleştirsin.

Zel Zele’nin ilk çıkadığı eser Ümit Aksu Orkestrası’nın orijinal olarak 1975’te yayınladığı Bermuda Şeytan Üçgeni plağı. Son derece nadir olan bu plağı seçmenizin sebebi ne?

Debora: Bermuda Şeytan Üçgeni, Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir caz kaydı. Müthiş bir funk groove’una synth efektleri konularak psikedelik bir hava yaratılmış. Tekrar çıkmamızın sebebi plağın sadece zor bulunabilmesi değil, aynı zamanda özgün olması.

Ece: 70’lerde Türkçe pop ve disko müziğin de elektronik efektler ve synth kullanımı oldukça yaygıdı ama caz müziğine bu efektler nadiren girer. Bermuda Şeytan Üçgeni aslında caz ve funk birleşimi bir parça, synth efektleri sayesinde de psikedelik dediğimiz alanda kalıyor. Bu alanda özellikle aranjmani bu kadar yaratıcı eser bulmak çok zor.

Bermuda Şeytan Üçgeni’ni orkestra Charles Berlitz’in Bermuda Şeytan Üçgeni kitabından etkilenerek kaydetmişti. Sizce bu kitabın, sanatçıları böyle etkilemesinin sebebi neydi? Kitap, müziğe nasıl yansımış olabilir?

Debora: Kitap 1974 yılında çıktığında dünyayı kasıp kavurdu. Bermuda Şeytan Üçgeni’nin nedeni açıklanamayan esrarengiz gizemi insanlarda merak uyandırdı. 1975’te Milliyet Yayınları kitabın Türk baskısını yayınladı ve kitap en çok satanlar listesine girdi. Kitap o kadar popüler olmuştu ki, Nebahat Çehre ve Boya Ayanoglu gibi ünlü isimler Bermuda Şeytan Üçgeni kitap kapağındaki kuru kafanın olduğu t-shirtler giyiyorlardı. Bermuda Şeytan Üçgeni’nin gündemde oluşu, sanırım müzisyenleri caz-funk türünde, synth ilaveleri kullanarak modern, mistik bir hava yaratmaya itti.

Ece: Bütün dünyayı gizemiyle hayretlere düşüren bir doğa olayının kitaplara ve şarkılara ilham vermesi çok da şaşırtıcı değil aslında.  Şarkı yüksek bir rüzgâr efektiyle başlayıp bir girdaba dönüşüyor, insanı içine çekip bir caz funk sahnesine götürüyor, ve dalga sesleri ile bitiyor. Bu sefer gemiler yerine Ümit Aksu’nun bestesini  yutan bir güç olarak kulaklarımıza hitap ediyor.

Zel Zele  BaBa Zula’nın kurucusu Murat Ertel’in 5 yaşında kurduğu müzik grubu Mavi Güneş 69 projesinden iki parça yayınlayacak. Zel Zele için neden bu iki parçayı seçtiniz? Bu parçalar, Zel Zele’nin ruhuna nasıl uyuyorlar?

Debora: Aslında parçaları biz seçmedik, Murat Ertel, eşi Esma Ertel ile beraber iki parçayı kaydedip bize yolladı ve Mavi Güneş 69 projesi ile ilk defa bir kayıt çıkarmak istediğini söyledi. Murat ve Esma ile daha once Aslı Baykal ve Jennifer İpekel’in çektiği BaBa Zula – Başka bir Alem videosu sayesinde tanışmıştım. Daha sonra onlarla başka projeler üzerinde çalışmaya devam ettim ve dost olduk.

Mavi Güneş 69 halk destanlarını, tekerlemeleri ve şiiri, theremin danslarını, elektronikleri, ve psikedelik müziği bir araya getiriyor. Deneysel ama aynı zamanda spiritüel bir yapıları var ve biz buna hayran kaldık. Grubun çıkış teklisi üstünde Esma ve Murat ile çalışıp onlarin heyecanına ortak olmak .ok keyifli, mükemmel bir his.

2015’te Bob Dylan Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandığından beri müzik ve edebiyat bağlantısı sıklıkla gündeme düşmekte. Sizce müzik sözleri edebi eserler ve şiir kabul edilebilirler mi?

Ece: Karşılaştırmalı sanatların entelektüel tarihi boyunca eleştirmenlerle yazarlar edebiyat ve müziğin ilişkisine atıfta bulunmuşlar. Müziğin ve şiirin ortak inanç kaynağından çıktığı yaygın olarak kabul edilmiş. Bu iki sanat, hem duyma duyusuyla sundukları şeyler hem de kavranmaları için iyi hafıza gerektirmeleri açısından benzerler. Bunun yanı sıra şiirin ahengi ve şarkıların melodisi arasında bir ilişki var. Dinlediğimiz eserlerin çoğu şiirlerden ve kısa yazilardan besteleniyor. Bana en yakın örnek hem şiirlerini okuduğum hem de diskografisini çalistigim 100+ yılı aşkın bir süredir aktif olan caz grubu Sun Ra Arkestra. 60’lı yıllarin başında yazdığı şiirleri ’68 ve sonrasında iki farkli kere bestelemis Herman Blount. El Saturn serisinde şiirlerini ilk defa yayınladılar. Aranjmanlarında şiirleri ve şarkılari arasında matematiksel deneylerde yaptığı da söyleniyor.

Son yıllarda elektronik klasik müzik gibi melez müzik türleri oldukça popülerlik kazanmakta. Müziğin günümüzdeki gidişatını nasıl görüyorsunuz? Sizce yeni müzik türleri doğabilir mi yoksa üretilebilecek her şey üretildi mi?

Debora: Gelişen teknoloji ve insanların hayal gücü ile yeni müzik türlerinin ortaya çıkabileceğine inanıyorum. Neden olmasın.

Ece: EDM’den öteyi gorecegimiz günlerin geleceğine inanıyorum. Yeni tülerr yerine eskiyi de yaşatabiliriz. İyi rock, iyi caz gruplarına her zaman ihtiyacımız var. Son zamanlarda Ambient, New Age, Drone gibi ritimsiz muzikler çok popüler. Bunu dünyanın karmaşasından kaçma çabası olarak görüyorum.

Müzikle ilgilenen kişiler ve birer iş kurucusu olarak size ilham veren parçalar var mı? Peki ya edebi eserler ve sanat eserleri var mı?

Debora: İlham veren parçalar sonsuz, saymakla bitmez! Klişe olacak ama lise yıllarında bana en çok Erkin Koray, Barış Manço, Üç Hürel, Hardal gibi sanatçılar ilham verdi. Daha sonra John Coltrane, Alice Coltrane, Miles Davis  gibi sanatçıları dinlemeye başladım ve caza aşık oldum. Edebi eserlere gelince son zamanlarda bana ilham veren kitaplar James Baldwin’in Another Country (Başka Bir Ülke) adlı kitabı, Miles Davis’in biyografisi ve Ahmet Ertegün’un biyografisi. Sanat eserleri olaraksa Jennifer İpekel’in her işi bana ilham veriyor diyebilirim. Zel Zele logosundan da o sorumlu.

Ece: Müzik diyecek olursan, John Coltrane- A Love Supreme, Tarika Blue- Tarika Blue, Steven Halpern- Something for Everybody Suite, Art Ensemble of Chicago- Theme de Yoyo, The Rubaiyat of Dorothy Ashby, Sun Ra- That’s How i Feel (Lanquidity albümü). Kitaplara gelecek olursak: Sonsuz DenklemSun Ra ( Seçme Şiirler ve Düzyazı, Editör: James L. Wolf ve Hartmut Geerken), Miles Davis’in otobiyografisi, Nick Hornby’nin High Fidelity‘si ve elbette Daniel Spencer’ın Türk Psidelik Patlaması: Anadolu Psikedelik Müziği, 1965-1980‘i.

Son olarak, sırada Zel Zele için ve sizin için neler var?

Debora: Mavi Güneş 69’un çıkış kaydı 26 Nisan’da yayınlaniyor, onun hazırlıkları ile ilgileniyoruz. Haziran ayında Zel Zele’den çıkaracağımız ilk album yayınlanacak. “Varyete” daha önceleri bir çok projede iş birligi yapan, Köln’de yaşayan Elektro Hafiz ve İstanbul’da yasayan Grup Ses’in ortak albümü. Heyecanlıyız.

Ece: Kazı çalışmalarına devam…

 

 

 

More from Zeynep Sen

Işık Öğütçü: Babam Orhan Kemal

Orhan Kemal’in en genç oğlu Işık Öğütçü, Hokkadan’a bir yazar, şair ve...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir