Zor Zamanlarda Okuyabileceğimiz En İyi Kitaplar

Bazen hepimiz zor günler geçiririz. Böyle anlarda rahatlamak için yürüyüşe çıkmak, meditasyon yapmak ya da sevdiklerimizle konuşmak gibi çeşitli yollara başvururuz. Kitap okumak da yeri geldiğinde rahatlamanın bir yolu olabilir. Ancak mesele yalnızca kitap okumak değil; doğru kitabı okumak. Peki hangi kitaplar bize zor zamanlarımızda yardımcı olur? İşte karşınızda zor zamanlarda okuyabileceğimiz en iyi kitaplar:

Simyacı Paolo Coelho

Paulo Coelho’nun Simyacı’sı artık  modern bir klasik. İncecik bir kitap olan bu eser Endülüslü çoban Santiago’nun bir hazine bulmak umuduyla dünyayı keşfe çıkmasını anlatıyor. Yolculuğuna başladığında aklında son derece materyal bir hazine olan Santiago’nun maceraları onu tahmin ettiğinden büyük, değişik zenginliklere götürüyor. İnsanın kalbini dinlemesinin, karşına çıkan fırsatları değerlendirmesinin ve hayatı yorumlamayı öğrenmesinin hikâyesi olan Simyacı hayatta neler aradığımızın, neler aramamız gerektiğinin ve gerçek zenginliğin ne olduğunun romanı.

Siddhartha – Herman Hesse

Herman Hesse’nin bu klasik romanı Budist felsefeyle, kişisel ahlakın muazzam bir sentezi. Nesiller boyu okuyucularına ilham veren Siddhartha varlıklı bir ailenin çocuğu, Hintli Brahmin’in her şeyden vazgeçip spiritüel bir yola baş koyuşunu konu alıyor. Ancak roman Budizm’in veya herhangi başka bir dinin reklamını veya tanıtımını yapmıyor. Daha ziyade bir sürü farklı dini felsefeyi birleştirerek bir adamın hayatın anlamını aramasını anlatırken yepyeni bir hayat anlayışı kurguluyor.

Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı – Robert M. Pirsig

Son yüzyılın en önemli eserlerinden biri olan Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı hayatı nasıl yaşadığımızın ve daha iyi nasıl yaşayabileceğimizin romanı. Roman bir baba, oğlun yaz boyunca Amerika’nın kuzeyinde çıktıkları bir motosiklet turunu anlatıyor. Bu tur aracılığıyla da sevgiyi ve korkuyu irdeliyor. Bu, büyümenin, gelişmenin, olgunlaşmanın romanı. Hem derin, son derece kişisel bir odise hem de hayatın temel sorularının, karşımıza diktiği engellerin ve onlara nasıl yaklaşabileceğimizin bir etüdü.

Pi’nin Yaşamı – Yann Martel

Pi’nin Yaşamı görünürde basit, fantastik bir roman. Ancak konu Yann Martel olduğunda “görünüşe” pek aldanmamak lazım. Kitabın konusu hayatın kendisi olduğunda ise hiç aldanmamak lazım. Romanın ana karakteri Piscine Molitor, namı diğer Pi, bir gemi kazası sonucunda kendini bir kayıkta, bir kaplanla birlikte, okyanusun ortasında buluveriyor. Pi bu koşullar altında 227 gün boyunca hayatta kalmayı başarıyor. Ancak Pi’nin bu imkânsız macerası yalnızca bir hayatta kalma destanı değil. Aynı zamanda hayat bizi olabilecek en zorlu koşulların altına soktuğunda yolumuza nasıl devam edeceğimizin, kişisel gelişimimize nasıl devam edebileceğimizin, en yüksek engelleri nasıl asabileceğimizin romanı. Pi’nin Yaşamı “devam edemem” dediğimiz noktalarda nasıl ilerlemeye azmedebileceğimizi bize gösteren başlıca eserlerden biri.

Mesnevi – Mevlâna Celaleddin Rumi

Pek çoğumuz o ya da bu noktada “Keşke hayatın bir kullanım kılavuzu olsaydı,” demişizdir. Mevlânâ’nın Mesnevi’si aslında tam olarak bu. Hatta bundan fazlası. Aynı zamanda insanların kendilerini tanımaları için bir kılavuz. Zaten kendimizi anlamadan hayatı nasıl anlamlandırabiliriz ki? Tek bir kitap bunu nasıl başarabilir ki, diye soracak olursanız diye size kitaptan bir örnek vermek isterim:

“Kişi kim olduğunu bilmek isterse kimleri sevdiğine baksın.”

Mutluluk Sanatı – On Dördüncü Dalai Lama

Tibet’in spiritüel lideri olan, Nobel Ödüllü Dalai Lama’nın kitabını okumak için Budist olmak ya da Budizm’e inanmak gerekmiyor. Asıl gereken hayatı sevmek ve mutluluğun anlamını keşfetmek istemek. Bu konuda insana her daim gülümseyen, hayatın amacının zaten mutluluk olduğuna inanan Dalai Lama’dan daha iyi tavsiyelerde bulunabilecek olan birisi olabilir mi?

Dalai Lama Mutluluk Sanatı‘nda okurlarına kuru tavsiyelerde bulunmaktan kaçınıyor. Bunun yerine hayatı boyunca ettiği sohbetleri, kişisel hikâyelerini, yaptığı meditasyonları paylaşıyor ve psikanalist Dr. Cutler’ın yardımıyla bunların derinliklerine iniyor. Bu şekilde okurlarına gün be gün yaşadığıkları öfkenin, özgüvensizliğin, hayal kırıklıklarının, ilişkilerin son bulması veya sevdiğimiz birini kaybetmek gibi her gün karşılaşabileceğimiz olayların üstelerinden nasıl gelinebileceğini anlatıyor.

Küçük Prens – Antoine de Saint Exupery

Küçük Prens hepimizin çocukluğundan bildiği, dolayısıyla çocuk kitabı olarak anımsayabileceğimiz, hatta “Minik Bir Entellektüel Yetiştirmek” yazımızda da yer verdiğimiz, ama bundan çok fazlası olan bir roman. Yani yine görünüşüne aldanmamamız gereken bir eser. Ahlaki alegori ile spiritüel bir otobiyografinin karışımı olan bu incecik kitap kendi galaksisinden ayrılıp evreni keşfe çıkan küçük bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Küçük Prens başına gelen inanılmaz olaylar silsilesinde hayatın hiç bilmediği, yetişkin gerçeklikleriyle karşılaşıyor. Bu gerçekliği anlamlandırmaya çalışırken kâh kafası karışıyor kâh kendisiyle ilgili hiç bilmediği şeyler keşfediyor. Ancak roman özünde her şeyin ama her şeyin yalnızca sevgiden ibaret olduğunu gösteriyor.

Yaban – Cheryl Strayed

Annesini kaybetmesi üzerine uyuşturucuya vuran, eşini aldatarak evliliğini bozan ve okuldan ayrılmak zorunda kalan Chery Strayed’in otobiyografik romanı okuyucuların gözlerini açan bir roman. Yaşadığı olaylar neticesinde dibe vuran Cheryl spontane bir kararla hiçbir deneyimi olmadan binlerce kilometrelik bir doğru yürüyüşü ve kamp gezisine çıkmaya karar veriyor. Strayed bu kararıyla hayatının en zor ve korkutucu yolculuğuna çıkarak kendini tüm korkularıyla, yalnızlığıyla yüzleşmeye zorluyor. Haftalarca konuşacak kimsesi olmayan Cheryl kendi problemlerinden kaçamıyor ve hem onlarla yüzleşmesi hem de engellerini nasıl aşacağını, kendini ileriye nasıl taşıyacağını, anda olmayı nasıl öğreneceğini çözmesi gerekiyor. Elbette herkesin hayatlarını ve kendilerini çözmek için böyle delice bir maceraya atılması gerekmez. Ama kendimiz olmak ve hayatımızla, yas tutmak gibi ağır duygularla yüzleşmeyi öğrenmek için Cheryl Strayed’in, Hokkadan’da daha önce de yer verdiğimiz Yaban olabilecek en doğru eserlerden biri.

Yaşama Tutunmak İçin Nedenler – Matt Haig

Yaşama Tutunmak İçin Nedenler biraz yanıltıcı bir ismi olan bir kitap. Zira kitap intiharı düşünen bir adamın yaşama tutunma sebeplerini değil de hayatta her nerede olursak olalım hepimizin ona neden dört elle sarılması gerektiğini anlatan bir kitap. Hayatın güzelliklerini, kaçırdığımız o minik, büyülü anlarını, gerçekten hayatta olduğumuzu hissedebileceğimiz salise ve saniyelerini anlatan bir kitap. Depresyon, yas, endişe gibi ağır duygularla baş etmenin neden önemli olduğunun, bizim neden değerli olduğumuzun kitabı. Özetle her ne hissedersek hissedelim hayatın en önemli yanlarını gözden kaçırmamamız için yazılmış komik, eğlenceli, neşe dolu, muhakkak okunması gereken bir kitap.

 

*Bu yazının önceki bir hali Meditasyon Uygulaması’nın blogunda yayınlanmıştır. Meditasyon hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz bu blogu inceleyebilirsiniz. Meditasyon uygulamasına ise bu linkten ulaşabilirsiniz.

*Listemizde olması gereken bir kitap gözünüze çarptı mı? O zaman onu yorumlarda bizimle paylaşın 🙂

More from Zeynep Sen

Gözde Kurt

İstanbullu bir yazar ve çevirmen olan Gözde Kurt, 2011’de yazdığı öykü kitabı...
Read More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir